Tartışmalı 9. Yargı Paketi TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi
Kamuoyunda "9. Yargı Paketi" olarak bilinen Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi. Teklifte soyadı düzenlemesinden yargıya, arabuluculuktan hukuk mesleklerine giriş sınavlarında yeniliğe kadar birçok başlıkta değişiklik yer alıyor. Düzenlemeye göre kadın evlenince eşinin soyadını alacak...

Kamuoyunda "9. Yargı Paketi" olarak bilinen Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi. Teklifte tartışmalara neden olan soyadı düzenlemesi yer alıyor. Düzenlemeye göre kadın, evlenince eşinin soyadını alacak. Evlendirme memuru veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kendi soyadını da kullanabilecek.
Teklifle, "Sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle hakaret" suçu uzlaştırma kapsamından çıkarılarak ön ödeme kapsamına alınacak. Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan "hakaret" suçu şikayet süresi, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemeyecek. Arabuluculuk kurumunda yanlızca hukuk fakültesi mezunları araştırmacı olarak görev alabilecek. Arabuculuk için sınav şartı kaldırılacak. Beş yıl kıdemi olan avukatlar arabulucu olabilecek. Paketin detayları şöyle...
İCRA VE İFLAS KANUNU'NDA DEĞİŞİKLİKLER
Teklifle İcra ve İflas Kanunu'nda değişiklik yapılacak. Buna göre,
elektronik ortamda açık artırma suretiyle satışta teklifler
arasındaki fark, satışa çıkarılan malın muhammen kıymetinin binde
beşinden ve her halde 1000 Türk lirasından az olamayacak.
Açık artırma süresinin son 10 dakikası içinde yeni bir teklifin
verilmesi halinde açık artırma 3 dakika uzatılacak. Uzama süresi
içinde yeni bir teklif verilmesi halinde açık artırma süresi her
yeni teklifin verilmesinden itibaren 3 dakika uzatılacak. Son uzama
süresi içinde yeni bir teklif verilmezse mal en yüksek teklif
verene ihale edilecek. Uzama sürelerinin toplamı bir saati
geçemeyecek. Bir saatlik süre Adalet Bakanlığının kararıyla
kısaltılabilecek, uzatılabilecek veya kaldırılabilecek ve bu
kararlar Bakanlığın resmi internet sitesinde duyurulacak.
Aynı Kanunu'nun Ek 1'inci maddesindeki düzenlemeyle de parasal
sınırlarda yeniden değerleme oranında artırma yapılması sonucunda
belirlenen sınırların 10 Türk lirasını aşmayan kısımlarının dikkate
alınmayacağı hükmü, 1000 Türk lirasını aşmayan kısımların dikkate
alınmayacağı şeklinde değiştirilecek. Yeniden değerleme sonucu
belirlenen parasal rakamın 1000 lirayı geçmeyen küsuratı dikkate
alınmayacak.
İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal
sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge
adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtay'ın bozma kararları
üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmayacak, ilk karar
tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınacak.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Avukatlık
Kanunu'nda değişiklik yapılacak. Adli yardım ödeneğinin barolar
arasındaki dağıtımında, birden fazla baronun bulunduğu illerde, her
5 bin nüfus için tespit edilecek toplam puanın yüzde 30'u o ilde
bulunan barolar arasında eşit olarak, kalanı ise o ilde levhaya
kayıtlı toplam avukat sayısına bölündükten sonra elde edilen
rakamın her baronun üye sayısına çarpımı sonucu elde edilecek puana
göre dağıtılacak.
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ve İdari Yargı Ön Sınavı'nda soru
sorulacak alanlar arasına "milletlerarası hukuk", "milletlerarası
özel hukuk", "genel kamu hukuku ve sosyal güvenlik hukuku"
eklenecek. İhtiyaç duyulması halinde bu alanlara, yönetmelikle yeni
hukuk alanları eklenebilecek.
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ve İdari Yargı Ön Sınavı'nda soru
sayısı 100'den 120'ye çıkarılacak. Sınavlara yeni alanların
eklenmesi ve sınavların yapılma şekli ile sınavlara ilişkin diğer
hususlar Hakimler ve Savcılar Kurulu, Yükseköğretim Kurulu, Ölçme,
Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı, Türkiye Barolar Birliği ve
Türkiye Noterler Birliğinin görüşü alınarak Adalet Bakanlığı
tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek.
Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin
Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun tek hakimle çözümlenecek
davalara ilişkin 7'nci maddesindeki parasal sınırlar; her yıl, bir
önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298'inci
maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme
oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılmak
suretiyle uygulanacak. Tek hakimle çözümlenecek davaların
belirlenmesinde dava tarihindeki, miktar artırımı yapılan hallerde
ise artırımın yapıldığı tarihteki parasal sınır esas alınacak.
İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU'NDAKİ
DEĞİŞİKLİKLER
İdari Yargılama Usulü Kanunu'ndaki değişikliğe göre de konusu 31
bin lirayı geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari
işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi
mahkemelerince verilen kararlar kesin olacak, bunlara karşı istinaf
yoluna başvurulamayacak.
Aynı kanundaki değişiklikle, konusu 920 bin Türk lirasını aşan
vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında
açılan davalar, konusu 270 bin Türk lirasını aşıp 920 bin Türk
lirasını aşmayan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari
işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde
kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar temyiz
edilebilecek.
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda öngörülen parasal sınırlar; her
yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer
298'inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden
değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere
artırılmak suretiyle uygulanacak. Bu şekilde belirlenen sınırların
1000 Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmayacak.
Duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davaların belirlenmesinde
davanın açıldığı; istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek
kararların belirlenmesinde ise ilk derece mahkemesi veya bölge
idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır
esas alınacak. Ancak nihai karar tarihinden sonra parasal
sınırlarda meydana gelen artış, bölge idare mahkemesinin kaldırma
veya Danıştay'ın bozma kararı üzerine yeniden bakılan davalarda
uygulanmayacak.
HAKİM VE SAVCI YARDIMCILIĞI MÜLAKATI'NA ÇAĞRILACAK ADAY
SAYISI DEĞİŞİYOR
Hakim ve Savcı Yardımcılığı Sınavı'nda soru sorulacak alanlar
arasına, milletlerarası hukuk ve milletlerarası özel hukuk
eklenecek. İdari Yargı Hakim Yardımcılığı Sınavı'nda ticari
işletme-şirketler hukuku alanından da soru sorulabilecek. Hakim ve
Savcı Yardımcılığı mülakatına çağrılacak aday sayısında değişiklik
yapılacak. Mevcut kanun hükmüne göre iki katı fazlası çağrılırken
düzenlemeyle ilan edilen kadro sayısının bir katı fazlası aday
mülakata çağrılacak. Hakimler ve Savcılar Kanunu'ndaki diğer bir
değişiklikle Adalet Müfettişlerinin görev ve yetkileri
belirlenecek.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda, Yargıtay Birinci
Başkanı, Danıştay Başkanı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay
Başsavcısı, Yargıtay Birinci başkanvekilleri, Danıştay
başkanvekilleri, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekili, Yargıtay ve
Danıştay daire başkanları, Yargıtay ve Danıştay üyeleri, Adalet
Bakanlığı Müsteşarı, birinci sınıf hakim ve savcılar, birinci
sınıfa ayrılmış hakim ve savcılar ve diğer hakim ve savcılara
"15.000" gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile
çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ek tazminat ödenecek.
YEDİEMİN OTOPARKLARINDA TESLİM ALINMAYAN ARAÇLARIN
SATIŞI
Karayolları Trafik Kanunu'ndaki değişiklikle buluntu olması
nedeniyle veya kanun hükümleri gereğince trafikten men edilerek
alıkonulan ve sahipleri tarafından 6 ay içinde teslim alınmayan
veya aranmayan yediemin otoparklarındaki araçların satış usulü
yeniden belirlenecek. Bu durumdaki araçların sicilinde bulunan
satılamaz, devredilemez, haciz, ihtiyati haciz, rehin gibi şerhler
için ilgili kurumlara, bu araçların satılacağı hususu bildirilecek
ve satış işlemlerine başlanacak, araçların üzerinde bulunan tüm
şerhler ayrıca bir işleme gerek olmaksızın, satış tarihinden
itibaren kalkmış sayılacak varsa tescil kayıtları buna göre
düzeltilecek.
İşlem yapılacak aracın tanıtımına yarayan şasi veya motor seri
numaralarının bulunmaması veya düşmüş olması ya da tamir veya tadil
gibi nedenlerle silinmiş yahut tahrip edilmiş olması durumunda bu
eksiklikler satış işlemini gerçekleştirecek kurum tarafından ilgili
mevzuat kapsamında tamamlanarak araç satışa hazır hale getirilecek.
Aracın tescil kaydındaki haciz, ihtiyati haciz, rehin gibi şerhler
satış sonrasında satış bedeli üzerinde devam edecek. Satış konusu
aracın vergi, ceza veya prim gibi borçları, satıştan önceki
sahibine ait olup mülkiyet ilgiliye tüm borç ve yüklerinden ari
olarak geçecek.
Satış kapsamında dosyaya ödenen tutardan; sırasıyla muhafaza ve
satış için yapılan giderler, aracın tanıtımına yarayan numaraların
tespitine ve tamamlanmasına dair giderler ve vergi, resim veya harç
gibi malın aynından kaynaklanan alacaklar ödendikten sonra kalan
tutarın tüm alacaklıların alacağını karşılaması halinde hak
sahiplerine Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve İcra
ve İflas Kanunu hükümleri çerçevesinde dağıtılacak ve bakiye bir
tutar bulunması halinde bu tutar, muhafaza edilecek, kamu
bankalarında nemalandırılacak ve satıldığı tarihten itibaren 5 yıl
içinde müracaat halinde nemalarıyla birlikte hak sahiplerine
ödenecek. Beş yıl içinde herhangi bir müracaatın olmaması halinde
söz konusu bedeller Hazine'ye irat kaydedilecek.
Satış kapsamında dosyaya ödenen tutardan; sırasıyla muhafaza ve
satış için yapılan giderler, aracın tanıtımına yarayan numaraların
tespitine ve tamamlanmasına dair giderler ve vergi, resim veya harç
gibi malın aynından kaynaklanan alacaklar ödendikten sonra kalan
tutar, tüm alacaklıların alacağını karşılamazsa sıra cetveli
yapılmak üzere ilgili kuruma gönderilecek.
KAMULAŞTIRMA KANUNU
Teklifle, Kamulaştırma Kanunu'na madde eklenecek. Buna göre de
mülga 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 8 Ekim 1956
tarihine kadar, kamulaştırma işlemlerine dayanmaksızın kamulaştırma
kanunlarının amacına uygun olarak fiilen kamu hizmetine tahsis
edilmiş olan taşınmazlar, ilgili kamu kurum ve kuruluşları adına
tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılacak. Taşınmazda kamu
hizmetinin nitelik ve amacına uygun şekilde tesis veya yapının inşa
edilmiş olması, bu Kanunun uygulanması bakımından fiilen tahsis
kabul edilecek.
Bu durumdaki taşınmazlardan tapuda kayıtlı olanların kayıt
sahipleri veya mirasçıları; tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların
zilyetleri ya da mirasçıları tahsis tarihi itibarıyla zilyetlikle
iktisap şartlarının gerçekleşmiş ve fiili tahsis tarihinden
itibaren 10 yıl geçmemiş olması koşuluyla, iptal edilen 221 sayılı
Kanun'un belirlediği süre içinde sadece taşınmazın fiili tahsis
tarihindeki rayiç bedelini isteyebilecek.
Bu madde kapsamındaki taşınmazlar hakkında 12 Ocak 1963 tarihine
kadar açılmış ve kanun yolu incelemesinde olanlar dahil görülmekte
olan bedel davalarında bu madde hükümleri uygulanacak. Birinci
fıkraya göre kamulaştırılmış sayılan taşınmazlar hakkında 12 Ocak
1963 tarihinden sonra bu taşınmazlara bağlı olarak bedel dahil
ileri sürülen talepler kabul edilmeyecek. Bu hüküm, 12 Ocak 1963
tarihinden sonra açılmış ve kanun yolu incelemesinde olanlar dahil
görülmekte olan davalar hakkında da uygulanacak. Bu madde
kapsamında açılan ve görülmekte olan davalarda mahkeme ve icra
harçları ile her türlü vekalet ücretleri maktu olarak
belirlenecek.
Kamulaştırılmış sayılan taşınmazlar, tapuda kayıtlı ise ilgili kamu
kurum ve kuruluşlarının talebi üzerine açılacak dava ile ilgili
idare adına tescil edilecek. Tapu kaydı olmayan taşınmazlar,
tahsisin mahiyeti bakımından tescile tabi ise ilgili idare adına
kayıt tesis olunacak. Bu işlemler harca tabi olmayacak.
SOYADI DÜZENLEMESİ
Teklifle, Anayasa Mahkemesinin "kadının soyadına" ilişkin iptal
kararı doğrultusunda, Türk Medeni Kanunu'nda düzenlemeye gidilecek.
Bu değişikliğe göre kadın, evlenmekle kocasının soyadını alacak.
Kadın, evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı
yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da
kullanabilecek. Kadının soyadı, kendi soyadı ile önceki kocasının
soyadından oluşuyorsa kadın, bu soyadlarından sadece birisini
evleneceği kocasının soyadının önünde kullanabilecek.
MEDENİ KANUNU'NDA DA DEĞİŞİKLİKLER
Türk Medeni Kanunu'nda da bazı düzenlemelere gidilecek. Buna
göre, koca, ana veya çocuk, soybağının reddi davasını açarak
babalık karinesini çürütebilecek. Bu dava, dava açma hakkına sahip
diğer kişilere karşı açılacak. Ana doğumdan, çocuk ise ergin olduğu
tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde dava açmak zorunda
olacak. Dava açma süresinin geçmesinden önce kocanın ölmesi veya
gaipliğine karar verilmesi ya da sürekli olarak ayırt etme gücünü
kaybetmesi hallerinde baba olduğunu iddia eden kişi, kocanın
altsoyu, anası veya babası, doğumu ve kocanın ölümünü, sürekli
olarak ayırt etme gücünü kaybettiğini veya hakkında gaiplik kararı
alındığını öğrenmelerinden başlayarak bir yıl içinde soybağının
reddi davasını açabilecek.
Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına, birlikte
evlat edinmede ana ve baba adı olarak evlat edinen eşlerin adları;
tek başına evlat edinmede ise ana veya baba adı olarak evlat
edinenin adı yazılacak. Evlat edinilen diğer kişiler hakkında,
talepleri halinde bu hüküm uygulanacak.
İSTİNAF İNCELEMESİ 1 AY İÇİNDE YAPILACAK
Teklifle, Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'a madde eklenecek. Buna göre, istinaf incelemesi için dosya kendisine gönderilen ilgili hukuk dairesi, bir ay içinde yapacağı ön inceleme sonucunda iş bölümü bakımından kendisini görevli görmez ise gerekçesiyle birlikte dosyayı görevli olduğu kanısına vardığı ilgili hukuk dairesine gönderecek. Bir aylık sürenin bitiminden sonra veya duruşma günü verilen dosya hakkında gönderme kararı verilemeyecek.
HAKARET SUÇU ÖN ÖDEME KAPSAMINA ALINACAK
Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikayet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemeyecek. Sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle hakaret suçu, uzlaştırma kapsamından çıkarılarak ön ödeme kapsamına alınacak. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren 7 gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılacak.
Uzlaşmanın sağlanması halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacak. Uzlaştırmacı olmak için hukuk mezunu olma şartı getirilecek. Uzlaştırmacılar, hukuk fakültesi mezunlarının yer aldığı, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen uzlaştırmacı listelerinden görevlendirilecek. Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini defaten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verecek. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde durma kararı verilecek. Durma süresince zamanaşımı işlemeyecek. Uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkemece yargılamaya kaldığı yerden devam olunacak.
ÇOCUK KORUMA KANUNU'NDA DEĞİŞİKLİKLER
Teklifle, Çocuk Koruma Kanunu'nda değişiklik yapılacak. Buna göre, sosyal çalışma görevlileri, mahkemeler yerine Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerine atanacak.
VAKIFLAR'A BAĞLI TAŞINMAZLAR
Vakıflar Genel Müdürlüğü ve mazbut vakıflara ait taşınmazlarla ilgili işlemler nedeniyle değerli kağıt ve işlem bedeli alınmayacak, kamu kurum ve kuruşlarına herhangi bir katılım payı ödenmeyecek. Vakıflar Genel Müdürlüğü, Harçlar Kanunu'nda sayılan yargı harçlarından muaf olacak. Genel Müdürlüğün dava, icra takibi ve geçici hukuki koruma tedbirleri gibi her türlü dava ve işte teminat gösterme zorunluluğu olmayacak. Bu hüküm, Genel Müdürlüğün idare ve temsil ettiği mazbut vakıflar adına taraf olduğu dava, icra takibi ve geçici hukuki koruma tedbirleri gibi her türlü dava ve iş hakkında da uygulanacak. Vakıf kültür varlıklarının restorasyon veya onarım karşılığı kiralama işlemlerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenecek.
HSK VE AYM KADROLARINA İLİŞKİN DÜZENLEMELER
Anayasa Mahkemesinin, bazı Cumhurbaşkanlığı kararnamelerini
iptal etmesi dolayısıyla Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) ile
Anayasa Mahkemesi kadrolarına ilişkin düzenlemeler yapılacak.
Teklifle, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki parasal sınırlarla ilgili
düzenlemelere gidilecek. Buna göre parasal sınırlar her takvim yılı
başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal
sınırların; o yıl için Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan
edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle
uygulanacak. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını
aşmayan kısımları dikkate alınmayacak.
İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal
sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge
adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtay'ın bozma kararları
üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmayacak, ilk karar
tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınacak.
ARABULUCULUK DÜZENLEMELERİ
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nda öngörülen
değişikliğe göre, anlaşma belgesinin taraflarından biri, icra
edilebilirlik şerhi verilmesinden sonra tapu müdürlüğünden tescil
talebinde bulunabilecek. Tapu müdürlüğünce taşınmaza ilişkin
mevzuatta öngörülen gerekli inceleme ve değerlendirme yapıldıktan
sonra resmi senet düzenlenmeksizin tescil talebi yerine
getirilecek.
Ayrıca taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk
toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona
ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta
belirtilecek ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa
bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin
yarısından sorumlu tutulacak. Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık
Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen vekalet ücretinin yarısına
hükmedilecek. Arabuluculuk eğitimini tamamlayan ve mesleğinde 20
yıl kıdeme sahip olanlar, yazılı sınava girmeden arabuluculuk
siciline kayıt olabilecek.
TMSF'NİN KAYYUM OLARAK ATANMASI
Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, silahlı örgüt,
silahlı örgüte silah sağlama, terörizmin finansmanı suçlarının
işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde
şirketlere veya malvarlığı değerlerine kayyum atanmasına karar
verildiği takdirde, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren 5 yıl süreyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum
olarak atanabilecek. Bu halde kayyumluk hak ve yetkileri bakımından
Bankacılık Kanunu'nda TMSF'ye verilen hak ve yetkiler kıyasen
uygulanacak. Şirketlerin genel kurul yetkileri, Türk Ticaret Kanunu
hükümlerine tabi olmaksızın TMSF tarafından kullanılacak. Bu
şirketler veya malvarlığı değerleri TMSF'nin gözetiminde, TMSF'nin
atadığı yöneticiler tarafından ticari teamüllere uygun olarak ve
basiretli bir tacir gibi yönetilecek.
Bu şirketlerin veya malvarlığı değerlerinin mali durumu, ortaklık
yapısı, piyasa koşulları veya diğer sorunları nedeniyle şirketin
veya varlıklarının ya da malvarlığı değerlerinin kısmen veya
tamamen satılmasına veya feshi ile tasfiyesine TMSF tarafından
karar verilebilecek. Satış ve tasfiye işlemleri, ilgili şirketin
yönetim/müdürler kurulu veya malvarlığı değerleri, kayyum
temsilcileri ya da TMSF tarafından yerine getirilecek.
Satış ve tasfiye işlemlerinde, azınlık hisselerinin sahiplerinin
rızası aranmayacak. Satıştan elde edilen gelirden şirket veya
malvarlığı değerlerinin borçları ödendikten sonra kalan tutar,
şirket veya malvarlığı değerlerinin işlerinde kullanılabilecek.
Fesih ve tasfiye işlemleri sonunda borçlar ödendikten sonra kalan
tutar, yargılamanın kesin hükümle sonuçlandırılmasına kadar açılan
bir hesapta nemalandırılacak. Şirketlerin tasfiye işlemlerini
yürütmek üzere TMSF Kurulu tarafından görevlendirilen tasfiye
komisyonu, adli işlemler veya davalar bakımından taraf ehliyetine
sahip olacak.
Kayyumluk görevi TMSF tarafından yürütülen şirketler, açtıkları
davalarda harçtan muaf olacak. TMSF'nin kayyum olarak atanmasına
karar verilen şirket, taşınmaz, hak, varlık ve alacaklar hakkında
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 128'inci maddesi uyarınca verilen el
koyma ve tedbir kararları, kayyum yetkisinin TMSF'ye devriyle
birlikte kendiliğinden kalkacak.
TMSF'nin kayyum olarak atandığı şirketleri veya malvarlığı
değerlerini yönetmek ve temsil etmek üzere atananlar veya
görevlendirilenler ya da atananlar tarafından temsil yetkisini haiz
olmak üzere görevlendirilenler ile bu kapsamda yapılan işlemler
hakkında, Bankacılık Kanunu'nun 127'nci maddesi uygulanacak.
TMSF'nin kayyumluk görevi kapsamındaki karar ve işlemlerine karşı
açılan davalar, Fon'un merkezinin bulunduğu yer idare
mahkemelerinde görülecek.
KOMİSYON BAŞKANI YÜKSEL: "GÖRÜŞMELER 20 SAAT SÜRDÜ"
Komisyon Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, teklifin kabul edilmesinin ardından yaptığı açıklamada, görüşmelerin yaklaşık 20 saat sürdüğünü belirtti. Teklifin komisyon sürecinin verimli ve başarılı geçtiğini ifade eden Yüksel, komisyondaki görüş ayrılıklarına ilişkin hükümlerle ilgili AK Parti Grubunun, ilgili bakanlıklar ve diğer paydaşlarla gerekli etki analizlerini yapacağını bildirdi. Yüksel, iktidar ve muhalefet partisi milletvekillerinin vereceği destekle Genel Kurulda teklifin kabul edileceğine inandığını dile getirdi.