Hayvanlara zarar vermeyen Vegan moda akımı Türkiye’de
Geçenlerde İtalya İstanbul Konsolosluğu'nun Venedik Sarayı’nda bir davete katıldım. Davetin ilgi çekici kısmı, lansmanı yapılan ürünlerin vegan olmasıydı. ...
Geçenlerde İtalya İstanbul Konsolosluğu'nun Venedik Sarayı’nda
bir davete katıldım.
Davetin ilgi çekici kısmı, lansmanı yapılan ürünlerin vegan
olmasıydı.
Bu ürünler yiyecek değil, giyecekti.
Vegan olmak, son yılların tercih edilen yaşam tarzlarından biri
haline geldi.
Veganlık, yiyecek ile sınırlı değil; giyim, kozmetik, aksesuar gibi
alanlarda yayıldı.
New York’ta ve Paris’te yaşarken vegan kafe, restoran ve
marketlerde ürünlere çok sık rastlıyordum. Hatta Brooklyn’de
yapması kolay olduğu için hazır dolma biber içi alıyordum. Tamamen
vegan bir karışımdı ve tadına bakan herkesin kuzu kıymasından
yaptığımı sanıyordu.
Eylül ayında Bodrum’da arkadaşlarımla Tan Tasçı’ya gitmiştim.
O gün bana influencerlar Batuhan Tigis ve Emre Aydın da eşlik
etmişti.
Tan haricinde kimse vegan değildi.
Tan ile laf lafı açmış, sohbet koyulaşmıştı; karnımız acıktı ve
“Size vegan hamburger yapayım…” dedi.
Batuhan, Emre ve ben hayatımızda ilk defa vegan hamburger yedik ve
inanılmaz lezzetliydi.
Bu deneyim muhteşemdi!
İstanbul’a döndüğümüzde Batu mesaj attı ve “Tan da yediğimiz vegan
hamburgeri nerede bulabilirim…” demişti.
Veganlık uzaktan zor görünüyor; benzetmek gerekirse, sevdiğini
öperken arada cam olması gibi bir şey gibi duruyor. Ancak
yakınlaşınca durum daha farklı oluyor, bağlılık artıyor. Bir
bakıyorsun, arada cam filan yok…
VEGAN KIYAFET MODASI
İşte Venedik Sarayı’ndaki bu davet vegan bir davetti.
Her ne kadar ikramlar vegan olmasa da, tanıtımı yapılan ürünler
vegandı.
Davetin sahibi, ikonik mont markası Save the Duck Türkiye
ofisiydi.
Yüzde yüz vegan olan ve hayvanları koruma misyonuyla şimdiye kadar
milyonlarca ördeği kurtaran ünlü şişme mont markası, Türkiye
faaliyetlerini bu davet ile konuklarına anlattı. Konu ilgimi çekti.
Hem çevreye hem de hayvanlara zarar vermeyen vegan moda akımının
Türkiye'de ilk adımı atması yazmam gereken bir konuydu, o nedenle
firmanın Türkiye CEO’su Pınar Akçam ile sohbet ettim.
İşte o sohbet:
Save the Duck Türkiye CEO’su Pınar Akçam:
“Yaban hayatını korumak insanlığın görevi”
Vahşi kal, özgür ol! Ne demek?
“The Forest” koleksiyonundaki giysiler, doğaya saygı bilincinin mesajlarını taşıyor: “We All Bear Responsibility” (Hepimiz sorumluluk taşıyoruz) ifadesi anahtar sezon parçalarında yer alıyor. Şişme ceketler ve yelekler üzerine basılan “Stay Wild Stay Free” (Vahşi kal, özgür ol) mottosu, gelecek nesiller için doğal yaşam alanlarını ve yaban hayatını korumanın önemini hatırlatıyor.
Peki, sürdürülebilir mont nasıl bir şey?
Patenti firmaya ait olan Plumtech teknolojisi ile ikonik montları için yapay tüyler üretiyoruz. Dünyada sürdürülebilirlik için en önemli sertifikalardan biri olan B Corp’a sahip. Markanın sürdürülebilirliğe olan bağlılığı, yeni sezonda da geri dönüştürülmüş elyafları kullanarak devam ediyor.
Ördeklere zarar vermiyor ve dokunmuyorsunuz?
Asla… Sadece ördeklere değil, hiçbir canlıya zarar verecek bir
çalışma yok. Yapay tüyler üretiyoruz.
Vegan bireyler için kullanıma uygun ürünler mi?
Ürünlerin hiçbir yerinde hiçbir şekilde hayvansal bir içerik yok;
tamamen vegan ürünler…
İkonik mont markası olmasının nedeni sürdürülebilir olması
mı?
Hayır! Dünyada ikonik mont markalarından biri haline gelmesinin tek
sebebi sürdürülebilirliğe verdiği katkı değil. Su geçirmediği, su
geçirmezlik performansını sıcak bir dış kaplama ile üst düzeye
çıkarması. Markanın sadece florokarbonsuz işlenmiş kumaşları
kullanma kararı, markanın artan çevresel sorumluluğunun da bir
parçası.
Yani bu ne demek oluyor?
Bu yaklaşım, zararlı kimyasalların varlığını önemli ölçüde
azaltıyor, su kirliliğinin azaltılmasına yardımcı oluyor ve kumaşın
biyolojik olarak parçalanabilirliğini iyileştiriyor. Gelecekte tek
malzeme içeren giysilerle geri dönüşüm sürecini kolaylaştırmayı da
hedefliyor.
Geri dönüşüme önem veriyor musunuz?
Elbette. Birkaç hammadde hariç, kumaşların çoğunluğu geri
dönüştürülmüş naylon ve polyesterden oluşuyor.
Pınar, Türkiye’de mağazalarınızı açtınız mı?
Sürdürülebilir ve vegan dış giyimin markası olarak ilk mağazamızı
Ekim 2024’te Akasya AVM’de açtık. Bu sene içerisinde Aqua Florya,
Mall of İstanbul ve Ankara’da Kentpark AVM’de diğer mağazalar
açılacak. Markanın renkli dış giyim ürünlerine ayrıca Boyner
Exclusive olarak seçili Boyner mağazalarında satışa sunduk.
Rengarenk ürünler bunlar neyi yansıtıyor?
2024-2025 Sonbahar-Kış sezonunu “The Forest” koleksiyonu ile
karşılıyoruz. Ürünler ormanın tüm renklerini yansıtıyor.
Fiyat politikanız nasıl?
Fiyat olarak orta üst segment diyebiliriz. Performans ve kalite
olarak rakiplerinin altında konumlanıyor.